• BIST 75.433
  • Altın 129,500
  • Dolar 3,4396
  • Euro 3,6861
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -6 °C
  • Kayseri -4 °C
  • Erzurum -21 °C
  • İzmir 5 °C
  • Şanlıurfa 1 °C

Aşı Teknolojisinde Devrim

Aşı Teknolojisinde Devrim
Dünya’da ilk kez Türk bilim insanları tarafından oda sıcaklığında 30 gün dayanabilen aşı taşıyıcı teknolojisi geliştirildi.

Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Nesrin Özören, oda sıcaklığında 30 gün muhafaza edilen aşı taşıyıcı teknolojisi geliştirildi. 2009 yılından beri proje üzerinde çalıştıklarını belirten Özören, geliştirdikleri aşı teknolojisiyle dünyanın her yerine aşı göndermenin mümkün olduğunu ifade etti. Hayvan deneyleri noktasına gelen çalışmada deneylerin olumlu çıkması sonucunda bilim dünyasında bir sistem yenilenmesi gerçekleştirilecek. Dünyada ilk kez ASC zerrecikleri üzerinde başka moleküllerin (antijenlerin) taşınabileceği ve bunların makrofaj hücreleri tarafından sindirilebileceğini bulup, bu sayede aşı teknolojisi geliştirdiklerini ifade eden Özören, patentli, tescilli bir buluş yaptıklarını ifade etti. Yaptıkları araştırmalarda söz konusu olan ASC adaptör proteinin oluşturduğu komplekslerin (ASC zerrecikleri) bağışıklık sisteminde çok önemli bir görevi olduğunu söyleyen Özören, dışarıdan bir virüs ya da mikroorganizmanın hücre içine ya da vücut içine geldiğinde tetiklenen bu mekanizmanın enfeksiyon bölgesindeki mikroorganizmanın yok edilmesinde etkili olduğunu belirtti. ASC zerreciklerinin elzem görevi olan bir uyarı sisteminin parçası olduğunu, başka proteinlerle bir araya gelerek oluşturdukları enflamazom yapıları üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Prof. Nesrin Özören, “Özellikle ASC zerrecikleri üzerinde yaptığımız deneylerde bu protein bileşiğinin, vücut içerisinde çok iyi bir antijen/aşı taşıyıcı olabileceğini gördük. ASC zerreciklerinin üzerine veya içine bağışıklık sistemini tetikleyecek, antijen dediğimiz uyaranları ekleyebiliyoruz, böylece aşı teknolojisinin hedeflediği bağışıklık sisteminin uyarılmasını kolaylaştırıyoruz. Aşı teknolojisinde eskiden mikrobun kendisi, yarı ölmüş veya ölmüş halde, sağlıklı bireylere veriliyordu. Örneğin, çiçek hastalarının yaralarından sıvı alınıyordu ve sağlıklı insana bulaştırılıp yara yapılıyordu. Elde edilen yarar ise, sağlıklı bireylerde az dozda ve yarı ölmüş mikroorganizmanın tetikleyeceği bağışıklamanın vücuda hastalığın aslı gelmeden bireyin korunmasının sağlanmasıdır. Buluşumuzun yeniliği, yeni bir taşıyıcı bulmuş olmamızdır. ASC zerreciklerinin üzerine istediğimiz bir hastalığın etkin antijenini (mesela grip virüsü ajanı-H5, kuduz mikrobu parçası ya da herhangi başka bir zararlı organizma parçası) yükleyip hayvan ve/veya insanlara zerk edip bağışıklama elde edebiliriz. Yeni aşı teknolojisi olarak geliştirdiğimiz bu yöntem ile henüz aşıları bulunmayan ve/veya aşı etkinliği az olan hastalıklara karşı da yeni aşıların üretimini kolaylaştırabiliriz.” Yeni bulunan ASC zerrecik aşı taşıma sistemi oda sıcaklığında muhafaza edilebiliyor Aşıların daha uzun süre dayanması gerektiğini ifade eden Özören, yeni aşılarda mikroorganizmanın ya da virüsün kendisinin verilmiyor olduğunu belirtti. Yarı ölü mikrobun insanlara verilmesinin enfeksiyonlara da sebebiyet verebildiğini ve kayıpların da yaşanabileceğinin gözlemlendiğini ve yeni nesil aşılarda başka yöntemlerin geçerli olduğunun altını çizdi. Yeni nesil aşılarda mikroorganizmaların sadece en çok bağışıklık yanıtı veren parçalarının dahil ediliyor olduğunu, bu yapıları içeren aşıların ise 2- 8 0C derecede ve sabit koşullarda saklanmaları gerektirdiğini söyledi. Prof. Özören, ASC zerrecik taşıyıcısının ise, üzerine yüklenen antijenler/uyaranları 30 gün boyunca oda sıcaklığında ya da donma/çözülme döngülerine dirençli bir şekilde koruduğunu vurguladı. Bu teknoloji ile geliştirilecek tüm aşıların normal ısı koşullarında dünyanın her yerine gönderilebileceği açıklandı. Türk şirketlerinin bu aşıyı üretmesini istiyoruz Hayvan deneylerinin olumlu çıkması sonucunda Türk şirketleriyle görüşmek istediklerini belirten Prof. Özören, zamanında çiçek aşısını Batıya öğreten Osmanlıların izinden, tüm dünya karşısına yeni bir aşı teknolojisi ile çıkmak istediklerini ve bu projeyle birlikte Türkiye’nin aşı alanında tekrar önder konumuna gelmesinin mümkün olduğunu söyledi.

Kaynak: haberler.boun.edu.tr

Bu haber toplam 572 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim