• BIST 73.600
  • Altın 132,457
  • Dolar 3,5398
  • Euro 3,7975
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C
  • Kayseri -3 °C
  • Erzurum -7 °C
  • İzmir 8 °C
  • Şanlıurfa 9 °C

Cumhurbaşkanımız İstanbul İlahiyat İftarında

Cumhurbaşkanımız İstanbul İlahiyat İftarında
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin düzenlediği iftar programına katıldı. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirilen iftar programında, fakültenin mensupları, ilim adamları ve çok sayıda davetli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftardan sonra katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak ve iftarı düzenleyen fakülte dekanı ile yönetimine teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İlahiyat Fakültesi’nin, Türkiye’de önemli bir geleneğin temsilcisi olması bakımından gönlünde farklı bir yere sahip olduğunu söyledi. “Her şeyden önce bu okulun, cennet mekân Sultan 2. Abdülhamit tarafından kurulmuş olması çok değerlidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakültenin Cumhuriyet döneminde uzun süre tek dinî ihtisas merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, 1933 yılında diğer dinî kurumlarla birlikte kapatıldığını, 60 yıl sonra 1992 yılında yeniden ihya edilip bugünkü haline ancak 2007 yılında gelebildiğini hatırlattı.

Bugün, 140 kişilik öğretim kadrosu ve 5 bin lisans ve lisansüstü öğrencisiyle faaliyetlerini sürdüren ilahiyat fakültesinin, yeniden açılıp bugünkü haline kavuşturulmasında emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakültenin Fatih’te yapılması planlanan yeni kampüsü ile ilgili çalışmaların süratle sonuçlanmasından da memnuniyet duyacağını ifade etti.

“SON 2 YÜZYILDA YAŞADIĞIMIZ DERİN SARSINTILAR EN ÇOK DA İNANÇ KURUMLARINDA HİSSEDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşadığımız coğrafyanın geçen 2 yüzyılda yaşadığı derin sarsıntıların en çok inanç kurumlarında hissedildiğini kaydederek, “Kimi zaman yozlaşmayla, iç çürümeyle, ama çoğu defa dışarıdan yapılan saldırılarla zayıflatılan, hırpalanan inanç kurumlarımız, milletimize hak ettiği hizmetleri sunmaktan alıkonmak istendi” diye konuştu. Ülkemizde Batılılaşma çabalarının uzun süre bilinçsizce ve hatta sadece hevese, tercümeye dayalı şekilde yürütülmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Batı’nın idari ve hukuki birimleriyle birlikte, dinî anlayışının da, adeta hazır bir gömlek gibi milletimize giydirilmeye çalışıldığını söyledi.

“MİLLETİMİZ, VARLIĞINA SALDIRI OLARAK GÖRDÜĞÜ BU TÜR GİRİŞİMLERE DOĞAL BİR REFLEKSLE KARŞI KOYDU”

Buna karşılık Türk milletinin, doğrudan varlığına saldırı olarak gördüğü bu tür girişimlere, doğal bir refleksle karşı koyduğunu ve elindeki mevcut imkânlarla inancını korumaya aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani biz sürekli ‘millî irade, millî irade’ diyoruz ya… İşte o millî iradenin sesine sonuna kadar kulak tıkamanın mümkün olmadığının en bariz örneği, ülkemizde inanç kurumları alanında yaşanan gelişmelerdir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ezanın aslına döndürülmesi, imam hatip okullarının açılması ve ilahiyat fakültelerinin yaygınlaşması başta olmak üzere, bu yöndeki gelişmelerin hepsinin gerisinde aynı şeyin; milletin bu talebinin ve ısrarının olduğunu dile getirdi.

“SADECE EZAN MESELESİ BİLE MİLLETİN GÖNÜL DÜNYASINDA DERİN İZLER BIRAKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte ezanların orijinal haliyle okunması yasağının kaldırılıp aslına çevrildiğinde, milletin yaşadığı sevince işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir şehrimizde, aynı vaktin ezanı, tam yedi defa tekrar tekrar okunuyor. Millet, o mübarek nidaya öylesine hasret kalmış ki, doymuyor ve ezanı defalarca okutuyor. İstanbul’da müezzinler, ezanı birbirlerinden devralarak okuyorlar, şehri adeta bir ezan çemberine alıyorlar. Minareden duydukları o mübarek nidaya inanamayıp bulunduğu yerde saatlerce çöküp kalan insanlara rastlanıyor. Bakınız, sadece bir ezan meselesi, milletin gönül dünyasında, inanç dünyasında ne kadar derin izler bırakıyor. Aynı durum, imam hatipler için de geçerlidir. Bu okulların kuruluşunun önü açıldığında, Anadolu’nun dört bir yanında, aksakallı mübarek insanlar kapı kapı dolaşıp yardım topluyor ve hemen bu hizmetin ihyasına başlıyorlardı. İmam hatipleri sadece sıradan bir okul olarak asla göremeyiz. Bu kurumlar, sınıflarda verilen, kitapların içinde tanımlanan hizmetler yanında, asıl ders aralarında, derslerden sonra, akşam pansiyonlarda yapılan sohbetlerin oluşturduğu iklim bakımından da önemliydi.”

Bu okulların inşası ve yaşaması için gecesini gündüzüne katarak çalışanların herhangi bir eğitim kurumu değil, bir medeniyet inşa ettiklerinin bilinci içinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilahiyat fakültelerinin de aynı şekilde, bir eğitim kurumu olmanın ötesinde, milletin kalbine hitap eden, manevi dünyasını doyuran çeşmeler olarak hizmet verdiğini ve vermeye devam ettiğini belirtti.

“İMAM HATİP LİSELERİ VE İLAHİYAT FAKÜLTELERİNDEKİ HİZMETLERE DESTEK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Bir imam hatip okulu mezunu olarak, bu eğitim kurumlarının genç dimağlara ve gönüllere nasıl bir etki yaptığını iyi bildiğini, geçmişten geleceğe giden yolda gençlerin beden ve zihinleriyle birlikte kalplerinin de sağlıklı şekilde gelişmesini sağlamak için bu okullara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da imam hatip liselerinde ve ilahiyat fakültelerinde yürütülen hizmetlere her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

“MİLLETLE HEP YÜZ YÜZE, GÖNÜL GÖNÜLE BİR İLİŞKİ İÇİNDE OLDUK”

Milletle ilişkisinin, hayatının hiçbir döneminde araçsal olmadığını, milletle hep yüz yüze, gönül gönüle bir ilişki içinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatımızı milletimize hizmete adadığımız için, milletimiz de giriştiğimiz her mücadelede bize destek verdi” dedi ve şunları ekledi: “Son olarak, geçtiğimiz yılın 10 Ağustos’undaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, yüzde 52’lik bir oranla, şahsımı bu makama layık gördü. Tabii doğrudan halkın oylarıyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak görev yapmak, üzerimizdeki sorumluluğu artırıyor. Kendimizi ülkemizin ve milletimizin hiçbir meselesinin dışında tutmaya hakkımızın olmadığını çok iyi biliyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN, GELECEĞİN İNŞASI KONUSUNDA İRADE ORTAYA KOYACAK BİR KOALİSYON HÜKÜMETİNE İHTİYACI VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın verdiği yetkiler çerçevesinde ve milletin desteğinden aldığı güçle ülkeye hizmet etme çabası içinde olduğunu hatırlatarak,  şu değerlendirmelerde bulundu: “7 Haziran seçimleri sonrası ortaya çıkan tablonun nezaketini de dikkate alarak, Türkiye’yi bu süreçten en sağlıklı şekilde çıkartmayı hedefleyen bir yol izliyoruz. Seçim sonrasında, Meclis’in toplanması, milletvekillerinin yemin etmesi, Meclis Başkanı’nın seçilmesi, son olarak da Meclis Başkanlık Divanı’nın oluşumunu yakından takip ettik. Bu dönemde, Meclis’e giren partilerin koalisyon ihtimalleriyle ilgili görüşlerinin olgunlaşmaya başladığını, dolaylı da olsa görüşlerin, niyetlerin, şartların şekillendiğini gördük. Dün, teamüllere uygun olarak, en çok oy alan partinin genel başkanı ve mevcut Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’na, hükümeti kurma görevini verdik. Sayın Davutoğlu’na, yapacağı hükümet kurma görüşmelerinde şimdiden başarılar diliyorum. Temennim, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartların hassasiyetine uygun şekilde, yeni hükümetin bir an önce kurulmasıdır.” Konu ile ilgili olarak, tüm partilere sorumluluk düştüğünü de sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin, geçmişini tartışan değil, mevcut sorunların çözümü ve geleceğin inşası konusunda irade ortaya koyacak bir koalisyon hükümetine ihtiyacı olduğunu vurguladı ve “Böyle bir uzlaşma sağlanamadığı takdirde, her zaman ifade ettiğim gibi, mercii yine milletimizdir” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR İFTİRA VE SALDIRI, BİZİ 40 YILDIR YÜRÜDÜĞÜMÜZ MİLLETİMİZE HİZMET YOLUNDAN ALIKOYAMAZ”

Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendiği günden beri yaptığı her şeyin Anayasa’ya ve milletine olan taahhütlerine uygun olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu açıklamaları yaparak devam etti: “Şahsımla ve Cumhurbaşkanlığı makamıyla ilgili olarak ortaya atılan iddialar, iftiradan, yalandan ve yanlıştan ibarettir. Cumhurbaşkanı olarak hukukun dışına çıkan en küçük bir tasarrufum, en küçük bir adımım, en küçük bir girişimim olmadı, olmayacaktır. Ortaya atılan iddiaların bir kısmı, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı’nı doğrudan halkın seçmesiyle birlikte yeni bir döneme girdiğini göremeyenlerin, anlayamayanların hezeyanlarından ibarettir. ‘Cumhur’ ile ‘Başkan’ın Beştepe’deki Külliye’de bütünleşmesinden rahatsız olanlar, sürekli akıl ve izan sınırlarını zorlayan yalanları gündeme getirerek, kendilerince algı operasyonu yapıyor. Ne yapsalar boş; hiçbir iftira, hiçbir saldırı bizi 40 yıldır yürüdüğümüz milletimize hizmet yolundan alıkoyamaz. Allah ömür verdikçe bu yolda yürümeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim hizmetlerinde en küçük aksamaya ve gerilemeye bile izin vermeyeceklerine ve eğitimin hiçbir kademesini boş bırakmayacaklarına dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı: “ İstanbul İlahiyat Fakültesi, hızla kendi alanında bir marka olma yolunda ilerliyor. Buradan mezun olan, burada hoca olarak, öğrenci olarak bulunan arkadaşlarımdan, eğitim davamıza çok ciddi katkı vermelerini bekliyorum.”

Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi

Bu haber toplam 758 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YÖK’ten kadınlara pozitif ayrımcılık28 Kasım 2016 Pazartesi 20:16
  • OHAL’de Erasmus hareketliliği27 Kasım 2016 Pazar 09:46
  • Eğitim Fakültelerine baraj geiyor24 Kasım 2016 Perşembe 08:17
  • Öğretmen Adaylarının formasyon çilesi bitmelidir23 Kasım 2016 Çarşamba 16:20
  • ÜAK, doçentlik jürilerini açıkladı22 Kasım 2016 Salı 21:03
  • İhraç edilenlerin kurumlara göre dağılımı22 Kasım 2016 Salı 07:44
  • 16 akademisyen göreve iade edildi22 Kasım 2016 Salı 07:35
  • Askeri okullardaki lisansüstü öğrencilerin durumu22 Kasım 2016 Salı 07:04
  • 242 Akademisyen İhraç Edildi, Tam Liste22 Kasım 2016 Salı 06:05
  • Rektör atamasında yeni durum21 Kasım 2016 Pazartesi 20:25
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim