Doçentlik için yeni düzenleme geliyor

YÖK'ün hazırladığı yeni tasarıya göre, doçent kadrolarına atanmak için 'post-doktora' yapma şartı getirilecek. Doçentlik sınavını verenler ise aynı üniversitede görev yapamayacak, başka illere gönderilecek. Böylece, tüm illerdeki akademisyen açığının kapatılması öngörülüyor.

29 Mart 2017 - 08:54 - Güncelleme: 30 Mart 2017 - 23:57

YÖK tarafından dört büyük kanun teklifi hazırlandığı ve hükümete sunulduğu belirtiliyor. Referandumdan sonra kanunlaşması beklenen teklifle birlikte, 'Yeni YÖK'ün yapılanması tamamlanmış olacak. Teklife göre, akademide OECD ülkelerini yakalamak için bir 'Kalite Kurulu' oluşturulacak. YÖK ile birlikte çalışacak Kurul'un, YÖK'ün üzerinde ve bağımsız olacağı kaydediliyor. Kurul'un bir başkan, bir başkan yardımcısı olmak üzere toplam beş kişiden oluşacağı ifade ediliyor.

Sözcü Gazetesinde yer alan habere göre, Akademideki bir diğer düzenlemenin de doçentlik kadrosunda olacağı belirtiliyor. Tasarıya göre, doktorasını yapanlar için doktora sonrası eğitim şartı getiriliyor. Ayrıca doçent olduktan sonra aynı okulda kadro verilmeyecek. Diğer bir deyişle bir akademisyen, doçent olduğu üniversitede kalamayacak, başka bir üniversiteye gitmek zorunda olacak.

Kaynak: Memurlar.Net

YUKARIDAKİ HABER YALANLANDI

Memurlar.Net'ten alarak haberleştirdiğimiz yukarıdaki habere ilişkin YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, haberin aslının olmadığını duyurdu. Konuya İlişkin YÖK Başkanımızın açıklaması şöyle:

Son günlerde bazı medya organlarında YÖK’ün, doçentlik kadrolarına atanmak için “post-doktora” yapma şartı getirilmesine ilişkin bir kanun taslağı hazırladığı, bu taslakta, doçentlik sınavından başarılı olanların da aynı üniversitede görev yapamayacağı ve başka illere gönderileceği şeklinde bütünüyle gerçekdışı haberler yayınlandığı görülmüştür.

Yükseköğretim Kurulunun böyle bir çalışması olmadığı gibi muhammen ve muhayyel bu düşünceyi de doğru bulmamaktadır.

Yükseköğretim Kurulunun uzun müddetten beri kamuoyu önünde savunduğu ve dillendirdiği görüş, üniversitede kadrosu bulunmayan doktoralı insan kaynağının da üniversitelerin araştırma merkezlerinde ve laboratuvarlarında çalışabilmelerine imkân tanınmasıdır. Bu ise doktorasını tamamlayanlar için yeni bir istihdam kapısı olacaktır. Bu iki konunun karıştırılmasının mazeretinin cehalet bile olamayacağı aşikârdır.

Haberlerde iddia edildiği gibi doçentlik için doktora sonrası 3 yıl çalışma şartı veya doçentlik unvanı alınması sonrası başka şehirde görev yapma zorunluluğu gibi bir yasal düzenleme çalışması kesinlikle bulunmamaktadır.

Bu tarz hayal ürünü asılsız haberlere itibar edilmemesini kamuoyundan özellikle rica ederiz.

Bu haber 2662 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • bir/fikir
    2 ay önce
    Bence kaliteyle ilgili bir düzenleme yapılacaksa özellikle 60 yaş üstü Profesörlerden başlanmalıdır. Söz meclisten dışarı, birçoğu şu andaki Doçentlik kriterlerini bile sağlayamaz. Sorun aşağıda değil daha çok yukarıda. Ayrıca Türkiyede özellikle küçük şehirlerdeki Y.lisans ve Doktora programlarının kalitesi ortadayken post-doktorayı zorunlu hale getirmek pek fayda sağlamaz.