Geleceğin mesleği 'arabuluculuk'

2016 yılı için öngörülen adalet reformu kapsamında arabuluculara olan ihtiyacın artacağını dile getiren İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İdil Tuncer Kazancı:

14 Şubat 2016 - 00:39

“Arabuluculuk yoluyla çözümlenen uyuşmazlıkların sayısındaki artış, arabuluculuğun önümüzdeki yıllarda yeni bir meslek olarak karşımıza çıkacağının göstergesi” dedi.

Son olarak İzmir’de hurda toplayarak geçimini sağlayan bir kişinin, kendisine çarpıp kaçan tekstilci işadamı hakkındaki şikâyetinden vazgeçmek için 100 çocuğa mont bağışlamasını şart koşması ile Türkiye gündemine gelen arabuluculuk, Hukuk Fakültesi mezunları için geleceğin meslekleri arasındaki yerini her geçen gün güçlendiriyor. Türkiye’de her yıl ortalama 9 bin öğrencinin Hukuk Fakültelerinden mezun olduğunu hatırlatan İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İdil Tuncer Kazancı, 2012 yılında yasalaşarak uygulamaya konan bir hukuki çözüm yolu olan arabuluculuğun, hukuk mezunlarına yeni bir istihdam kapısı açtığını söyledi.

Toplam 2 bin 436 kişi arabulucu olarak görev yapıyor

Özellikle ihtiyaç sahibi kişilere yardım sağlanarak çözüme kavuşturulan olaylar, arabuluculuk konusunun sadece adli iş yükünü azaltmaya değil, toplum yararına da katkı sağladığını gösteriyor. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı verilerine göre Türkiye’de, 829’u İstanbul, 329’u Ankara, 233’ü de İzmir’de olmak üzere toplam 2 bin 436 kişi arabulucu olarak görev yapıyor. Hukuk bölümü mezunları için ‘arabulucu’ unvanının giderek daha önemli hale geleceğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. İdil Tuncer Kazancı, “Arabuluculuk yolu ile çözümlenen uyuşmazlıkların sayısındaki artış, arabuluculuğun önümüzdeki yıllarda yeni bir meslek olarak karşımıza çıkacağının göstergesidir. Özellikle 2016 yılı için öngörülen adalet reformunda arabuluculuğun bu denli geniş yer tutması da, zamanla arabuluculara duyulacak ihtiyacı artıracak. Dolayısıyla hukuk mezunları için arabulucu unvanının gittikçe daha da önemli hale geleceğini, mesleklerinin adeta bir tamamlayıcısı olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Dairesi tarafından arabuluculuk eğitimi vermek konusunda yetkilendirildiğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Kazancı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı yetkilendirme işlemini yaparken, kurumun fiziki imkânları yanında, akademik ve bilimsel yeterliliğini de değerlendiriyor. Biz de İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak alanlarında uzman eğitmen kadromuz ve Sürekli Eğitim Merkezimizin de işbirliği ile mezunlarımıza ve diğer hukukçulara kaliteli bir arabuluculuk eğitimi vermeyi hedefliyoruz.”

Toplum arabuluculuğu sahiplendi

Türkiye’de arabuluculuk kavramına uzak olmayan bir toplum yapısı olduğuna dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. İdil Tuncer Kazancı, “Sosyolojik olarak da uyuşmazlıkları tarafsız bir kişinin rehberliğinde çözme kültürümüz vardır. Uyuşmazlıkların bu şekilde barışçıl çözümü, hem adalet ekonomisine hem de toplumsal barışa büyük katkı sağlayacaktır. Nitekim istatistikler dikkate alındığında uyuşmazlıkların arabulucu önüne getirilmesi de arabuluculuğun sahiplenildiğinin bir göstergesidir. Arabuluculuğun zaman içinde etkin ve yaygın kullanımının adalete güveni pekiştireceğine, adalete erişimde harcanan zaman ve masrafı azaltacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de bugüne kadar gerçekleşen toplam bin 774 arabuluculuk görüşmesinin 51’nin sonucu olumsuz olurken, bin 723’ü ise anlaşmaya bağlanıp çözüme kavuştu. Bu görüşmeler arasında hukuki uyuşmazlığa sebep olan konular arasında birinci sırayı bin 263 tutanak ile işçi-işveren uyuşmazlığı alırken, telif haklarından kaynaklanan tazminat ve alacaklar için 210, maddi ve ya manevi tazminat için 67, borç-alacak ilişkisi için de 49 arabuluculuk görüşmesi yapıldı. 

Kaynak: izmir.edu.tr

Bu haber 537 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..