Hareketsiz Yaşam, kansere davetiye çıkarıyor

Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Eşbah, Kanser Haftası kapsamında kanser hastalığı, nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

05 Nisan 2017 - 11:52

Kanseri, DNA'nın (genetik şifrenin)  hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması şeklinde tanımlayan Doç. Dr. Onur Eşbah, bu hasarlanmada genetik ve çevresel faktörlerin rol oynayabileceğini ifade etti. Doç. Dr. Eşbah, meydana gelen hasarlanma sonucunda bir hücre grubunun saldırgan nitelik kazandığını ve kontrolsüz bir şekilde çoğalarak ölümcül özellik gösterdiğini belirtti.

Kanserin çevresel faktörler ve genetik yapıdan kaynaklandığını dile getiren Eşbah, “Genetik yapımızı değiştiremeyiz. Ancak, kanser oluşumuna sebep olabilecek çevresel faktörleri kontrol edebiliriz. Bu çevresel faktörlere;  sigara, alkol, asbest, arsenik, gazlar (radon), bazı ilaçlar, radyasyon, ultraviyole ışık, bazı virüs ve bakteriler ile hava kirliliğini örnek olarak gösterebiliriz. ‘Karsinojen’, yani kansere sebep olma potansiyeli olan bu faktörlerden uzak durmak, kanserden korunmada en önemli faktördür. Özellikle akciğer ve gırtlak kanserleri olmak üzere birçok kansere yol açabilen sigaradan uzak durmak, kişinin kanserden korunmak için yapabileceği en önemli şeydir. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak, özellikle açık havada çalışanlar ve deri rengi açık insanlarda deri kanserlerinden korunmak açısından önemlidir. Ayrıca, hava kirliliği önemli bir halk sağlığı problemidir. Hava kirliliğinin önüne geçilmesi pek çok kanser türü için önleyici bir faktördür.” şeklinde konuştu.

Kanser Nedeniyle Ölümlerin Üçte Biri Beslenme Alışkanlıkları ve Hareketsiz Yaşamdan Kaynaklı

Beslenme alışkanlıkları ile kanser arasındaki bağlantıya dikkat çeken Doç. Dr. Onur Eşbah, kanserden kaynaklı ölümlerinin üçte birinin, kötü beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam nedeniyle meydana geldiği tespitinde bulundu. Meme, kalın bağırsak, rahim, pankreas, böbrek ve yemek borusu kanserlerinin riskli kanser türleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Eşbah; kilolu olacak kadar çok yemek, tuz, uygun saklanmamış gıdalar, tütsülenmiş gıdalar,  ızgaralar, yüksek ısıda pişirme, çok yağlı gıdalar, çok kalorili gıdalar ve katkı maddeleri gibi faktörlerin kanser riskini arttırdığını sözlerine ekledi.

Sebze ve Meyve Mevsiminde Tüketilmeli

Kansere sebep olabilecek bu faktörlerden mümkün olduğu kadar uzak durulması uyasında bulunan Eşbah, kanserden korunmada şişmanlığın önlenmesi, meyve ve sebze gibi posalı ve bol lifli besinlerin yenilmesi tavsiyesinde bulunarak özellikle her meyve ve sebzenin, kendi mevsiminde tüketilmesinin büyük önem arz ettiğini dile getirdi.

Kanser belirtilerinin kanserin kaynaklandığı organa göre değiştiğini söyleyen Doç. Dr. Onur Eşbah, “Örneğin akciğer kanseri için öksürük ve nefes darlığı en sık görülen belirtiyken, meme kanseri için memede ele gelen kitlenin fark edilmesi ya da mide-bağırsak kanserlerinde dışkıda siyah renk ya da kan görülmesi önemli belirtilerdir. Bu tür belirtilerin yanında açıklanamayan kilo kaybı, ateş ya da giderek artan halsizlik, genel olarak kanser şüphesini artırabilir. Bu belirtileri olan kişilerin öncelikle aile hekimlerine ya da ilgili branşların hekimlerine başvurmaları gerekmektedir. Bu tür belirtilerin kanser dışında başka hastalıklarda da görüldüğü ve her hastada kanser taraması yapılması gerekmediği, ilgili branşların bu konuda ayırıcı tanıyı en uygun şekilde yapabileceği akılda tutulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Düzce Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Polikliniği Tüm Solid Organ Kanserlerini Tedavi Edebiliyor

Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Onkoloji polikliniğinde tüm solid organ kanserlerinin tedavisinin gerçekleştirildiğini belirten Doç. Dr. Eşbah, hastaların Onkoloji polikliniğinde tedavi planları yapıldıktan sonra, “Gündüz Tedavi Ünitesinde” kemoterapi tedavilerinin uygulandığını söyledi. Ayrıca hemotolojik kanserlerin  (kan ve kemik iliği),  Hematoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Birgül Öneç tarafından tedavi edildiğini ifade eden Eşbah, yatış gerektiren durumlarda hastaların takibinin, İç Hastalıkları Servisi’nde yapıldığını sözlerine ekledi.

Kanserle mücadele yöntemleri hakkında da önemli detaylar paylaşan Doç. Dr. Onur Eşbah, çevresel faktörlerin düzenlenmesi, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve hareketli bir yaşam tarzıyla kanserlerin en az yarısının önlenebildiğine dikkat çekti. Kanserin gelişmeden önlenmesinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Eşbah, kanser tarama konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini ifade etti.

Son olarak Kanserle Mücadele Haftası hakkındaki görüşlerini dile getiren Eşbah, “Yoğun bilgi kirliliğinde, biz hekimlerin insanlarımıza doğru bilgiyi ulaştırabileceğimiz bir zemin oluşturduğu ve halkın farkındalık düzeyinin arttırılmasına katkı sağladığı için Kanser Haftası’nın önemli bir etkinlik olduğunu düşünüyor ve herkese sağlıklı bir yaşam diliyorum.”  diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Bu haber 771 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..