K.Ü, 1.Uluslararası Ortadoğu Sempozyumuna Ev Sahipliği Yaptı

12 Mayıs 2014 - 00:37

ods-acilis5Kırıkkale Üniversitesi,  Başbakan Yardımcısı Emrullah İşlerin Katılımıyla 1. Uluslararası Ortadoğu Sempozyumu Düzenlendi

 Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından 07 Mayıs 2014 Çarşamba günü Ortadoğu’da Süreklilik ve Değişim konulu  ‘1. Uluslararası Ortadoğu Sempozyumu’ düzenlendi. Üç gün süren sempozyum Kırıkkale Üniversitesi Mavi Salon’da gerçekleşti.

 Sempozyumun açılış programına Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler, Vali Ali Kolat, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, İl Emniyet Müdürü Hasan Onar, İl Jandarma Komutanı Albay Harun Karabulut, Polis Meslek Yüksekokulu Müdürü Adem Çakıcı, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Osman Çağlayan ve Prof. Dr. Hakan Kocamış, dekanlar, müdürler, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.

“Ortadoğu Her Zaman Tarihin Merkezinde Yer Almıştır”

 Ortadoğu’nun Osmanlıdan geriye kalan bir miras olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şamil Öcal, “Ortadoğuda süreklilik arz eden şey, evrensel değerin taşıyıcısı olarak birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasıdır. Ama Ortadoğu aynı zamanda ticaret, kültür ve inanç gibi alanlarda çok yönlü bir etkileşimin ve bunun sonucu olarakta dünya tarihini en çok etkileyen büyük değişimlerin olduğu yerdir. Ortadoğu hem kendi iç gelişmeleri ile hem de dış müdahaleler her zaman dinamik bir yapı arz etmiştir. Aslında modern dönemlerin son iki yüz yılını hariç tutacak olursak Ortadoğu herzaman tarihin merkezinde yer almıştır.” dedi.

 Doç. Dr. Öcal,  son dönemlerde demokrasi ve özgürlük talepleri ile trajik boyutlara varan iç çatışmalar,askeri darbeler,toplu idam kararları ile gündemimize gelen Ortadoğu “Süreklilik ve Değişim” teması ile çok yönlü olarak üç gün boyunca araştırmacılarımız tarafından tartışılacağını vurgulayarak konuşmasına son verdi.

“Ortadoğu’da Bütün Bölgeyi Etkileyen ‘Arap Baharı’ Sancılı Bir Şekilde Yaşanmaktadır”

 Sempozyumun 20’nin üzerinde farklı ülke ve 30 üniversite ve kurumdan çok sayıda araştırmacıyı bir araya getirdiğini dile getiren Rektörümüz Prof. Dr. Ekrem Yıldız, “Bu sempozyumda bölgeyle ilgili siyaset, ekonomi, edebiyat, güzel sanatlar alanında yapılan çalışmalar paylaşılacak. Bölge ile güçlü tarihi, kültürel ve sosyal bağları bulunan Türkiye’nin, siyasi ve ekonomik ilişkileri de giderek artmakta; bölgede ortaya çıkan olayların Türkiye üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır.” dedi.

 Ortadoğu’da bütün bölgeyi etkileyen bir dönüşüm ve demokratikleşme süreci olan “Arap Baharı’nın” sancılı bir şekilde yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Yıldız, “Türkiye güçlü ekonomisi, çok partili demokratik rejimi ile bölge için önemli bir ilham kaynağı olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin bölgeye yönelik politikası inisiyatif alan, sorunların çözümünde aktif rol üstlenen bir anlayışla yürütülüyor. Bu duruş, bölge yönetim ve halkları tarafından Türkiye’ye olan ilgiyi ve Türkiye’den beklentileri de önemli bir şekilde etkiliyor. Esasen inanç, coğrafya ve tarihimiz bizim bölgede daha büyük bir rol ve misyon üstlenmemizin gerekliliğini ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu

“Ortadoğu Devletleri İthal Akıl Argümanlarıyla Donatılmış Rejimlerle Yönetildiler”

 Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Ortadoğu’da asker kökenli darbelerle şekillenen yeni devlet yapılarının uyguladıkları baskıcı yöntemle bölgede güç istikrarı sağladıklarını dile getiren  Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler, “Bölgenin tarihsel gerçeklerine ruh yapısına uygun politikalar uygulamada eksik kaldılar böylece müstakil devlet olarak sınırları çizilen Ortadoğu devletleri ithal akıl argümanlarıyla donatılmış rejimlerle yönetildiler. Ortadoğu’nun gerçeklerine tezat olan bu durum 3 yıldır yaşanan değişim taleplerini doğurdu ve Arap halkı yıllar boyu uygulanan  haksızlıklara hayal kırıklarına ekonomik, siyasal ve sosyal başarısızlıklara yeter demek için sokaklara  döküldü. Nitekim sokağa dökülen haklar demokrasi özgürlük ve ekonomik iyileşme talebiyle sloganlar atmışlardır.Despot rejimlerle her türlü insani haklardan mahrum bırakılmış, açlık ve sefalet içinde yaşamaya zorlamış halk tarihsel sürecin bir birikimi sonucu olarak ‘Arap Baharı’ ortaya çıkmıştır.” dedi.

“Biz Ülke Olarak Elimizi Taşın Altına Koymaya Devam Edeceğiz”

 Öncelikli olarak sürecin Suriye’de iç savaşa dönüştürülerek yapılan katliamlar yaşadığımız yüzyılın tarihine kara bir leke olarak geçmiştir diyen Prof. Dr. İşler, “Dünyamızın acziyetini apaçık birşekilde ortaya koyan hadise sarılması zor yaralar meydana getirmiştir. Türkiye olarak azınlık diktalarının değil kendi geleceğine sahip çıkmak isteyen halkların yanında yer aldık.Ülke olarak yaşadığımız coğrafyada etnik ve mezhep farklılıklarını birer zenginlik olarak görüyoruz evrensel ve demokratik değerler üzerinde savunduğumuz siyaset anlayışıyla coğrafyamızın geleceğine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bölge halkları artık kendi kaderlerini kendi belirleme noktasına geri döndürülemez bir sürece  girmiştir. Bölgede yaşanan hadiseler gerek bölgesel gerekse küresel ölçekte her ülke için bir test mahiyeti taşımaktadır. Biz ülke olarak elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

 Program ABD Duke Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebrahim Moosa’nın  ‘Arap Baharı Sonrasında Müslüman Siyasi Teoloji; Ahlaki Olanın Yeniden İnşası’ konulu sunumunun ve kendisine hediyesinin verilmesinin ardından sona erdi.

Kaynak: KÜ-WEB

Bu haber 1054 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..