• BIST 75.929
  • Altın 129,573
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -10 °C
  • Kayseri -9 °C
  • Erzurum -22 °C
  • İzmir 2 °C
  • Şanlıurfa 3 °C

Kanser tedavisinde 'yeni bir çağ' mı başlıyor?

Kanser tedavisinde 'yeni bir çağ' mı başlıyor?
ERÜ Tıp Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hematolojik İmmünoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Şıvgın, hematolojik kanserlerin tedavisinde ilaç etkinliğinin kısıtlı olduğu durumlarda immünoterapinin önemli sonuçlar verdiğini kaydetti.

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hematolojik İmmünoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Şıvgın, hematolojik kanserlerin tedavisinde ilaç etkinliğinin kısıtlı olduğu durumlarda immünoterapinin önemli sonuçlar verdiğini kaydetti. Doç. Dr. Şıvgın, ABD’de uzun süredir kullanımda olan Türkiye’de ise immünoterapinin kanser tedavisinde ‘yeni bir çağ’ olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
 
Doç. Dr. Şıvgın, yaptığı açıklamada, 2015 yılında kurulan Hematolojik İmmünoloji Derneği’nin, 24-27 Mart 2016 tarihlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlediği 1. Hematolojik İmmünoloji Kongresi hakkında bilgiler verdi.

Doç. Dr. Şıvgın, “Kongremiz son yıllarda insanoğlunun ve tıp dünyasının ilgisini çeken immünoterapinin dünyadaki ve Türkiye’deki durumu ve gelecekteki konumu ile ilgili konulara odaklanan bir aktivite olarak planlandı. Bu konuda Türkiye’deki sağlık camiasının aktörleri olan hekimler, kamu kurumları, ilaç firmaları ve tabii ki hastalarımız ile hasta yakınları dolayısıyla tüm vatandaşlarımızı da bilgilendirme ve güncel tedavilerle ilgili gelişmelerden haberdar etme odaklı aktiviteler gerçekleştirildi. Kongremizde 80 civarında konuşmacı ve oturum başkanlığı yapacak olan öğretim üyesi görev aldı. Ayrıca; 330 civarında katılımcının yer aldı. Öğretim üyeleri bazında yapılacak bilimsel oturumların yanı sıra öğrenci arkadaşlarımız için de ayrı oturumlar gerçekleştirdik. Bunda amacımız, öğrencilerimize gelecek planları açısından vizyonlarını genişletmek, bilimsel ortamları tanıyarak görgü ve tecrübelerini artırmak, başarılı hocalarla tanışma ve iletişime geçme şansı tanımak olmuştur. 2015 yılı içinde başarılı olmuş ve bilimsel çalışmaları kabul edilerek yayınlanmış hekimlerimizden seçilmiş olanlarına da, bu başarıları nedeniyle ödüller verdik. Bu hekimlerin motive olması ve bu başarılarının fark edildiğini görmesi ilerisi için ayrı bir teşvik edici faktör olacaktır. Kongremize önemli sayıda bilimsel bildiriler geldi. İçerik hematolojinin tüm alanları ve immünolojiyi de kapsayan konulardan oluşmakta. Gelen bildirilerden de orijinal bulunanı değerli veriler içeren ve ileride yayın olama kapasitesi olan çalışmalar ilgili komisyonlarca derecelendirildi ve bilimsel katkısı nedeniyle ödüller verdik. Kongremizdeki bilimsel program ‘immünoterapi’ odaklı konulardan oluşturmaya çalıştık.  Burada temel amacımız; dünyada ve özellikle ABD’de son 5-6 yıldır çok önemli gelişmelerin olduğu ve yeni tedavi seçeneklerinin geliştirildiği kanser (kan ve organ kanserleri) konularındaki güncel gelişmeleri irdelemek oldu. Klasik kemoterapinin yakın gelecekte daha etkili bir tedavi şekli olan immünoterapiye bırakacağını söylemek kahinlik olmasa gerek. İmmünoterapinin gerek temel mekanizmaları, gerek klinik çalışma sonuçları, gerekse tedavideki seçeneklerinin neler olduğu ile ilgili alışılagelmiş kongre konularının dışında bilgiler paylaşıldı. Kongremizde; özellikle ABD’de sonuçları bilim camiasında paylaşılmış tedavi rejimleri tartışıldı ve sunumları yapılarak toplumu ve sağlık camiasını bu gelişmelerden haberdar etme konusunda elden gelen tüm bilimsel ve sosyal aktiviteler gerçekleştirildi” dedi.

Son yıllarda hematolojik ve organ kanserlerinin artış gösterdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Şıvgın, “Yıllardır hematolojik kanserlerde tedavi için verilen klasik kemoterapiler insan yaşamında çok önemli ilerlemeler sağlamıştır. Ne yazık ki; bazı hastalıklarda gerek tedavinin zorluklarından gerekse ilacın etkinliğinin kısıtlı olması nedeniyle sonuçlar ümit kırıcı olmuştur. İşte bu noktada immünoterapi için son yıllarda yürütülen klinik çalışmalar gösterdi ki; çok sayıda hematolojik kanserlerde (lenfoma ve lösemiler başta olmak üzere) hastaların tedavisi konusunda çok önemli sonuçlar vermiştir. Son birkaç yıl içinde Türkiye’de de bu ilaçlar yavaş yavaş, özel izinler ve onaylar alınarak kullanıma girmiştir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde giderek yaygınlaşması beklenmekte ve kullanımda kolaylıklar olacaktır” dedi.

Kanser, Aya Yolculuk 2020 Projesi

Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Obama’nın önderlik ettiği “Kanser, aya yolculuk 2020 Projesi” hakkında da bilgiler veren Doç. Dr. Şıvgın, "ABD'de Obama'nın başlattığı 'Kanser, aya yolculuk 2020 projesi' kemoterapiden immünoterapiye dönüşüm sürecidir. Beş yıl içinde 20 bin hastada 20 tümör tipi için yeni immünoterapilerin klinik denemelerini uygulamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda ülkemizde de bu yeni ilaçların hasta tedavisinde yer alması beklenmekte ve bazı ilaçlar erken erişim programları kapsamında özel izinler alınarak kullanılabilmektedir" diye konuştu.

Açıklamasında son olarak Hematolojik İmmünoloji Derneği’nden ve yapılan çalışmalardan bahseden Doç. Dr. Şıvgın, “Türkiye’de çok değerli ve köklü hematoloji dernekleri var. Hem sosyal hem de akademik anlamda önemli katkılar yapmaktalar. Biz dernek olarak tüm derneklerimizin yanındayız, herhangi birine rakip değiliz. Bizler; Türkiye’deki mevcut akademik ortamda (Hematoloji) ulusal ve evrensel ölçekteki özellikle uluslararası platformda – yapılabilecek çok daha fazla ve daha değerli aktiviteler olması gerektiği kanaatindeyiz. Buna göre; Türk hematoloji camiasının dünya bilim arenasında söz sahibi olabilmesi, tedavilere yön veren, belirleyen ve kendisine söylenenleri yapan değil; özgül ağırlığı yüksek ve yapacaklarını kendisinin belirleyeceği bir bilimsel topluluk seviyesine çekmek için çalışacağız. Bunu yapabilmek için de; hem bireysel olarak hem de kurumsal bazda akademik çalışmalar yapmak, çalışkan ve idealist arkadaşları sahiplenmek,  değerli ortamlarda sunmak, bir üst akıl oluşturarak dünyada prestijli bir seviyeye taşıma gayretiyle son sürat proje üreterek sonuçlandırmak gerekecektir. Bunu yapabilmek için Türkiye olarak yeterli insan gücümüz, teknolojik imkânlarımız ve en önemlisi başarmak için tarihten gelen bir genetik bir yatkınlığımız vardır” şeklinde konuştu. 

Kaynak: ERCİYES ÜNİVERSİTESİ

Bu haber toplam 795 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim