• BIST 75.727
  • Altın 130,438
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -2 °C
  • Kayseri 0 °C
  • Erzurum -8 °C
  • İzmir 3 °C
  • Şanlıurfa 6 °C

'Kelimeler Artık İkna İçin Tek Araç Değiller"

'Kelimeler Artık İkna İçin Tek Araç Değiller"
Uzman Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, "Bir insanın yalan söylediği mimik ve jestlerinden, ses tonundan belli olur. Kelimeler artık ikna için tek araç değildir" dedi.

"Bir insanın yalan söylediği mimik ve jestlerinden, ses tonundan belli olur. Her gizli tutulan duygu için belli jest veya mimik katoloğu vardır" diyen Uzman Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, "Bunun sayesinde karşı tarafın ne hissettiğinin zıttına inandırmaya çalışmasına rağmen tespit etmek mümkündür. Kelimeler artık ikna için tek araç değildir. Tasdik etmekle isteksizlik gibi duyguları birbirinden ayırt etmek çok kolay. Yalancıların da duyguları vardır. Ne kadar iyi bir yalancı da olsa yine de hata yapabilirler. Rahatsız edici bir soru karşısında soruyu hor gören bir mimikle karşılarlar. Karşı tarafın yalanlarına inandığını algılayan yalancı çok kısa veya hiç sevinç ifadesi göstermez. Üzüntü veya öfke duygularını oynadığında ya da taklit etmeye çalıştığında çenesini de hareket ettirir. Oysa gerçek üzüntü veya öfke durumunda çene neredeyse hiç kullanılmaz. Genellikle kendilerini bariyerlerin arkasına saklama meyili gösterirler ya da karşı tarafla kendisinin arasında bariyer oluştururlar. Konuşurken heyecanlı mı yoksa dominant mı? Ses tonunun yüksekliği ve ifade etme şekli nasıl? Yalan söyleyenler genellikle simetrik bir beden dili kullanır. Bilmiyorum diye bir omuzunu kaldırdığında örneğin; yüz ifadeleri de simetriktir. Yüz ifadesi uyum sağlamadığında dikkatli olunması gerekir. Negatif duygular, örneğin; ani, dikey hareketlerle kendini belli eder ve daha çok saldırı gibi algılanmaktadır. Ses tonu olmadan kişinin karekteriyle ilgili tahminlerde bulunmak zor olabilmektedir. Çok hızlı konuşanlar dominant gibi algılanabilir ve ondan negatif bildirimler beklenebilmektedir" diye konuştu.
Uzman Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, "Günümüzde yalanı doğrudan ayırabilmek çok önemlidir. Bir insan yalan söylüyorsa göz temasından sakınır. Göze bakarak yalan söylemediğini iddia ediyorsa bu yalan olabilir. Yalan söyleyenler genelde yüksek bir sesle konuşur ve hemen konuyu değiştirmeye hazırdır. Yalancı konuşma esnasında sıklıkla yüzüne, boynuna ya da dudağına dokunur. Burnunu veya kulağının arkasını kaşır. Ellerini kalplerine götüremediklerinin kendileri de farkında değillerdir" diyerek şu şekilde konuştu:
"Yalancı normalde konuşabildiğinden daha çok konuşmaktadır ve gereksiz detaylarda gezinir. Özellikle girişlerde daha çok detayları anlatırlar, asıl olanı çok kısa ve bir an evvel bitirmek istercesine anlatırlar. Yalan üretmek çok zor çünkü o kadar zor ki her şeyi kronolojik bir şekilde anlatmalılar. Doğruyu söyleyenler için ise sıralama çok önemli değildir ve hatırladığı kadarıyla anlatır. Duygusal ve/veya önemli bölümü baştan anlatmaya başlar. Ön hikayesini ve sonradan olanları daha sonra anlatır. Konuşma aralarını rahatsız edici bulur. Odağı dağıtma manevrası olarak espiriler veya alaycı yorumlar yapabilirler. Çünkü onlar içinde bulundukları durumun ciddiyetini aşağı çekmeye çalışırlar. Duygusal ifadenin zamanlaması ve süresi samimi izlenim bırakmaz. Duyguların ifadesi geciktirmeli ve alışılmış olandan daha uzun sürmektedir. Birden biter. Duygular ve kelimeler arasında bir uyumsuzluk söz konusudur. Yalancı sorulan soruyu karşı tarafın kullandığı kelimelerle cevaplar. Örneğin; "arabamı sen mi çizdin?" sorusuna spontan bir şekilde "ben çizmedim" demek yerine ,"hayır, arabanı ben çizmedim." diyecektir. Bu şekilde yalancı daha uzun cevaplar için zaman kazanmaktadır ya da net ve anlaşılır ifadeye rağmen, "efendim?", "özür dilerim, soruyu anlayamadım" tarzında ifadelerle zaman kazanmaya çalışır. Kısa ve spontan cümleler, çoğu zaman doğru ifadelerin göstergesidir. Bir yalancı, karşı taraf konuyu birden değiştirdiğinde, yeni konuya hemen ve rahat bir şekilde adapte olabilir. Doğruyu söyleyen biri, konu değişiminde kafası karıştığından dolayı eski konuya geri döner."

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 590 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim