• BIST 75.727
  • Altın 129,878
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -6 °C
  • Kayseri 0 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir -2 °C
  • Şanlıurfa 2 °C

Okumadığımız Kitaplar Bize Neyi Anlatıyor?

Okumadığımız Kitaplar Bize Neyi Anlatıyor?
Okumadığımız Kitaplar Bize Neyi Anlatıyor?

Yazar ve bilim adamı Umberto Eco, bir defasında kendisini ziyarete gelen misafirlerin çoğunun geniş kütüphanesini (30 bin kitap barındırıyor) görünce kendilerini tutamayarak, “Ne çok kitap var. Bunların hepsini okudunuz mu?” diye sorduklarından şikayetçi oldu. Soru aslında Eco’nun tabandan tavana kadar dolu kitaplığının aslında bir gösteriş için olduğunu ima ediyor. Aslında ise onlar bir araştırma aracıdır. Aksiyon okunmayan kitaplar olan yerdedir. Yazar Nassim Taleb bunu onaylayarak böyle bir koleksiyonu “antilibrary” olarak adlandırarak, rafların finansal imkan yettiği ölçüde “bilmediğimiz şeyler” içermesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca okunmayan kitapların oranının da düşmesini beklememek lazım. Ne kadar çok okursan bilginin sınırları o kadar şok genişler ve daha fazla hiçbir şey bilmediğini anlamaya başlarsın. Eco’nun misafirlere verdiği cevap ise ilginçtir: “Hayır, bunlar ay sonuna kadar okumam gereken kitaplar. Diğerlerinin ise ofiste tutarım.”

The Guardian’da yer alan “Okumadığımız kitaplar bize neyi öğretir” başlıklı makalesine böyle bir girişle başlayan Oliver Burkeman, yazısına Umberto Eco’nun “Tez Nasıl Yazılır” isimli kitabından bahsederek devam ediyor.

Eco’nun 1977 yılında yayınladığı “Tez Nasıl Yazılır” kitabı daha yeni İngilizceye çevrildi. Kitap, her ne kadar internet ve herkesin bilgisayarının olduğu asır için güncellenmemiş olsa da, kapağının altında ister tez yaz ya da yazma, nasıl merak oluşturulur ve öğrenme nasıl öğrenilir konusunu anlatıyor.

Örneğin, Eco’nun “fotokopilerin mazereti” ifadesiyle karşılaşmadıysanız, bunun anlamı, materyalleri toplayarak artık onları özümsediğinizi düşlemeye başlarsınız. “Benim bilmediğim çok şey var,” diye yazan Eco, “çünkü ben bir metni fotokopi ettim ve onun okumuşçasına rahatladım.”

Son dönemlerde yapılan bir araştırma, bu durumun daha da kötüye gideceğini gösteriyor. Arama motorlarına erişim ile insanlar, bilmedikleri şeyleri bildiklerini düşünüyor.

Eco’nun en önemli tavsiyesi ise alçakgönüllü olmakla ilgilidir ve “her hangi birinin bize bir şeyler öğretebileceği bilgisi.” Eco, doktora tezi yazarken çok büyük bir engel ile karşılaştığını anlatıyor. Bir gün sadece ciltlenme şekli hoşuna gittiği için anlaşılması güç 19. yüzyıl başrahibin kitabını almış. Kitabı incelerken tezinde ilerleme sağlayacak çok güzel bir satır ile karşılaşmış. Kim tahmin edebilirdi ki? Ancak yıllar sonra bir arkadaşı kitaptaki bu bölümü görmek istediğinde Eco merdivenden çıkarak kitaplıktaki kitabı bulur… ancak o satırlar orada yoktu. Görünen o ki, başrahibin sözlerinin etkisi ile Eco, bu fikri kendisi bulmuştu.

Kaynak: www.zirvehaberajansi.com

Bu haber toplam 495 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim