• BIST 73.929
  • Altın 132,168
  • Dolar 3,5237
  • Euro 3,7703
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • Kayseri 2 °C
  • Erzurum -1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Şanlıurfa 12 °C

Temiz Teknoloji İş Fikirleri Ödül Töreni

Temiz Teknoloji İş Fikirleri Ödül Töreni
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Enerji verimliliği kapsamında sanayide dönüşümün ilk adımını elektrik motorlarında atıyoruz. Türkiye'deki tüm elektriğin yüzde 35'ini tüketen ve yüzde 80'i düşük verimli elektrik motorlarını yüksek verimliler

Hâlihazırda sanayimizde kullanımda olan 15 milyon adet az verimli elektrik motorlarının tümünü bugün daha verimli olanlarıyla değiştirmenin yılda bize sağlayacağı tasarrufu 8 milyar TL ve geri dönüşüm süresi de 1,5 yıl. Diğer taraftan, Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında, “Yerli Marka Elektrikli Araç Üretimi” çalışmalarımız hızla devam ediyor” dedi. 
Temiz Teknoloji İş Fikirleri Ödül Töreni Hiltonsa Otel’de gerçekleşti. Ödül törenine katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, burada yaptığı konuşmada
Temiz Teknoloji ve İş Fikirleri etkinliğinin enerji ve çevre konusunda farkındalığın artmasına katkı sağlayacağına inandığını belirterek,”Bu yarışmaya 217 girişimci fikrin katılması gerçekten önemli. Bunlardan 27 takımın finale kalması ayrıca çok sevindirici. Bu arada finale kalanların eğitim ve mentorluk desteği ile kendilerini geliştirme imkanı bulmaları da ayrıca sevindirici. Birinci seçilen proje Kaliforniya Silikon Vadisi’nde yapılacak yarışmada Türkiye’yi temsil edecek” diye konuştu.

“BİZ BAKANLIK OLARAK “ÜÇ Y” YANİ YERLİ YENİLİKÇİ VE YEŞİL ÜRETİM. ÇEVRE VE KALKINMA İLİŞKİSİNİ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE KURABİLMEK İÇİN DE BUNA İHTİYACIMIZ OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
“ ‘Yenilenebilir Enerji’, ‘Enerji Verimliliği’, ‘Atıktan Enerji Üretimi’ ve ‘Su Verimliliği’ kategorilerinde yarışacak 8 takımın çalışmalarının temiz teknolojiler ekosistemimizin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” diyen Işık, şunları söyledi:
“Biz de Bakanlık olarak temiz teknoloji konusunun eko yeniliğe dayalı üretim modelinin en önemli unsuru olduğu inancıyla böylesi projeleri önemsiyor ve destekliyoruz. Şüphesiz bu fikirler bizim Bakanlık olarak hedefimiz olan “Yeşil üretim”konusuna da bize güç katacak. Enerji dünyada önemi artan bir konu. Bunun için bugün bölgesel ve küresel kavgaların verildiğine şahit oluyoruz. Bölgemizde de yaşanan son olayların hiçte enerji kavgasından bağımsız olduğunu düşünmüyoruz. Üretim ve tüketim sürecinin temel unsurunun enerji olduğunu biliyoruz. Enerji kaynaklarının korunması ve doğayla uyumlu,hatta onu geliştiren bir anlayışın yerleşmesi bugün üretim sürecinin en temel sorunlarından bir tanesi. Çünkü tabiatın imkânlarının sınırlarına gelmiş bulunuyoruz. Küresel ısınmadan, su kaynaklarının tükenmeye yüz tutmasına kadar bir dizi problemlerle yüz yüzeyiz. Doğal kaynakları sınırsız bir şekilde tüketebileceğimiz yanılgısı insanoğluna pahalıya mal oluyor. Halbuki bizim her şeye, kendimize, tüm canlılara ve doğaya karşı sorumluluğumuz olduğunu unutmamak gerekir diye düşünüyoruz. Sorumsuz bir üretimin ve tüketimin faturası yine bize çıkıyor. O halde doğaya dost, uyumlu bir üretim sürecini geliştirmek zorundayız. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız ki; bu dünya bize atalarımızın mirası değil, gelecek kuşakların bizim üzerimizdeki emanetidir. Bütün çalışmalarımızı bu anlayış temelinde yapmak durumundayız. Bu bilinçten hareketle, gerek üretim, gerekse de tüketim sürecinde teknolojinin çevreye etkilerini en aza indirmek ve temiz teknolojik üretimi gerçekleştirmek zorundayız. O yüzden biz Bakanlık olarak “Üç Y” yani yerli yenilikçi ve yeşil üretim. Çevre ve kalkınma ilişkisini sağlıklı bir şekilde kurabilmek için de buna ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Çevreyi korumadan, enerjinin devamlılığını hesaba katmadan kalkınmada sürdürebilirliği sağlayamayız.”

“ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA DÜNYADAKİ ENERJİ İHTİYACININ EN ÇOK ARTACAĞI ÜLKE TÜRKİYE”
Fosil yakıtların çevreye zararı ve bu kaynakların sınırlı olmasından dolayı güneş, rüzgar, jeotermal, su, biyoyakıt, akıntı ve dalga enerjisi gibi alternatif enerji kaynaklarına doğru bir yönelim olduğunu gördüklerini bildiren Bakan Işık, “Büyüme, istihdam ve kalkınma gibi alanlara doğrudan etkisi dolayısıyla alternatif enerji kaynakları cazibe alanı olarak öne plana çıkmakta. Enerji bizim en büyük ihtiyaç kalemlerimizden ve cari açığımızın da en önemli sebebi. Önümüzdeki 10 yılda dünyadaki enerji ihtiyacının en çok artacağı ülke Türkiye. Şuanda enerjide dışa bağımlılık oranımız yüzde 70. 2009-2013 yılları arasındaki enerji ithalatına ödediğimiz pay artıyor. 2009-2013 yılları arasında enerjiye 238 milyar dolar para ödemişiz. 2009’da 29 milyar dolar olan enerji ithalatımız 2013 yılında 55 milyar dolara çıkmış. Üstelik bu rakam kurdaki oynaklığa bağlı olarak da değişiyor. Enerji konusunda yerli bir üretime yönlendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ TOPLAM ENERJİ ÜRETİMİ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 30’LARA ÇIKARTMAK İSTİYORUZ”
Fosil yakıtlara dayalı enerji azlığından dolayı alternatif enerjiler olarak yenilenebilir enerjilerin dertlere çare olabileceğini ifade eden Işık, “Bu konuda 2023 vizyonunda da vurgulandığı gibi hidroelektrik enerjisi hariç halen yüzde 5’lerde olan yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam enerji üretimi içerisindeki payını yüzde 30’lara çıkartmak istiyoruz. Bu alanda yerli üretimin geliştirilebilmesi için de endüstrimizi geliştirmek istiyor, Ar-Ge ve yenilik politikalarına önem veriyoruz. Yeşil enerji üretim ekosisteminin geliştirilebilmesi için de Marmara Araştırma Merkezi kanalıyla temiz ve yenilenebilir enerji teknolojileri alanında uygulamalı araştırma, deneysel geliştirme ve endüstriyel destek projeleri yürütüyoruz” dedi.

“1.1 MİLYAR TL’LİK ERGENE HAVZASI PROJESİNİ YÜRÜTÜYORUZ. 5 TANE ARITMA TESİSİNİN ŞUANDA İNŞAATI FİİLEN DEVAM EDİYOR. YAKINDA UZUN BİR KANALI İNŞALLAH İHALE EDECEĞİZ”
Temiz üretim ve teknolojinin bugün temel yatırım alanlarından bir tanesi olduğunu belirten Işık, “Enerjiyi az tüketen, çevreye az zarar veren ürünler tercih sebebi. O yüzden firmalar bu alanda Ar-Geve inovasyon çalışmaları yapıyor, karbon salınımı en düşük, çevreyi en az kirleten ve enerjiyi en az tüketen ürünler üretmeye çalışıyorlar. Biz de bu anlayıştan hareketlesanayi bölgelerine altyapısından fiziki imkânlarına kadar her türlü desteği veriyoruz. Ancak bu desteği verirken çevre duyarlılığını da had safhada tutuyoruz. OSB’lerde mutlaka arıtma tesislerinin olmasını istiyoruz. Buradaki firmaların çevreye zarar vermeden, temiz üretim yapmalarını istiyoruz. Bu alanda güzel bir örnek vermek gerekirse Ergene Havzası Türkiye’nin kanayan yaralarından bir tanesi. Sanayileşmek adına çevrenin ne kadar katledilebileceğine önemli örnek. Ergene Havzası’nı içinde bu kirlilikten kurtarmak ve oradaki temizliği başarmak için çok önemli proje yürütüyoruz. Bu alanda 1.1 Milyar TL’lik Ergene Havzası Projesini yürütüyoruz. 5 tane arıtma tesisinin şuanda inşaatı fiilen devam ediyor. Yakında uzun bir kanalı inşallah ihale edeceğiz. Hedefimiz Ergene’deki bu çevre kirliliği problemine bir taraftan çevreyi bir daha kirletmemek noktasında tedbir almak diğer taraftan da mevcut kirliliği gidermek noktasında adımları atmak olacak. Artık küçük sanayilerimizdeki anlayışı da küçük sanayi sitesinden yeşil sanayi sitesine geçiş arzu ediyoruz. Böyle bir projeyi de başlattık. İnşallah yakında kamuoyuyla da paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN SANAYİ POLİTİKALARINDA ÇOK ÖNEMLİ YER TUTACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ VERİMLİLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANINI DA ÇOK KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE KAMUOYU İLE PAYLAŞACAĞIZ”
Bakanlığın, Türkiye'de temiz üretim ile ilgili çalışmaların koordinasyonundan sorumlu olduğunu kaydeden Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu kapsamda TÜBİTAK-MAM Çevre Enstitüsünü, “Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü” olarak yeniden yapılandırdık. Enstitü,Ulusal Temiz Üretim Merkezi işleviyle sanayide temiz üretim çalışmalarının uygulanmasını sağlamakla görevli. Enstitütemiz üretim/eko-verimlilik uygulamalarının ve teknolojilerinin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz yılsonunda gerçekleştirdiğimiz 3. Sanayi Şurası’nda alınan kararlar doğrultusunda “enerji verimliliği başta olmak üzere, sürdürülebilir üretim alanında iyi uygulama ve teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik mekanizmalar oluşturulması” bizimde önceliklerimiz arasındadır. Aynı şekilde, eko-endüstriyel park, endüstriyel simbiyoz gibi uygulamaların yaygınlaşmasına ve mevcut OSB’lerin yeşil OSB’ye dönüştürülmesine yönelik destekler sağlamak da gündemimizin en üst sıralarında yer almakta. Bunların yanı sıra, Bakanlık olarak, Verimlilik Genel Müdürlüğümüz koordinasyonu ve TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü işbirliği ile “Sanayide Kaynak Verimliliği Potansiyelinin Belirlenmesi” projesini başlattık. Proje ile sanayimizde ham madde, enerji ve suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımı ile elde edilebilecek ekonomik ve çevresel faydalar, sektörler ve bölgeler düzeyinde sayısal olarak ortaya konulacak. Bu tip projelerin yanı sıra sürdürülebilir üretim alanında ulusal ve uluslararası zeminlerde pek çok çalışma yürütüyoruz. Aynı şekilde ülkemizin sanayi politikalarında çok önemli yer tutacağını düşündüğümüz Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planını da çok kısa bir süre içerisinde kamuoyu ile paylaşacağız. Söz konusu strateji belgesinin dört ana bileşeninden birini oluşturan sürdürülebilir üretim, sanayimizin kaynakları etkin bir şekilde kullanarak rekabet gücü yüksek bir endüstriye dönüşmesi yolunda önemli bir rol oynuyor.”

“ENERJİ VERİMLİLİĞİ KAPSAMINDA SANAYİDE DÖNÜŞÜMÜN İLK ADIMINI ELEKTRİK MOTORLARINDA ATIYORUZ"
“Enerji verimliliği kapsamında sanayide dönüşümün ilk adımını elektrik motorlarında atıyoruz” ifadesini kullanan Bakan Işık, “Türkiye'deki tüm elektriğin yüzde 35'ini tüketen ve yüzde 80'i düşük verimli elektrik motorlarını yüksek verimlilikleriyle değiştirmeyle ilgili çalışmayı başlattık. Sanayimizde hâlihazırda kullanılmakta olan düşük verimli elektrik motorlarının daha yüksek verimli olanlarıyla değiştirilmesi, enerji verimliliğinin artırılmasında çok önemli bir rol oynayacak. Hâlihazırda sanayimizde kullanımda olan 15 milyon adet az verimli elektrik motorlarının tümünü bugün daha verimli olanlarıyla değiştirmenin yılda bize sağlayacağı tasarrufu 8 milyar TL ve geri dönüşüm süresi de 1,5 yıl. Diğer taraftan, Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında, “Yerli Marka Elektrikli Araç Üretimi” çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu “Yerli Marka Elektrikli Araç Üretimi” ni iki açıdan çok önemsiyoruz. Birincisi karbon salınımı açısından son derece daha az karbon salınımı olan çevreye çok daha az zarar veren bir yapı. İkincisi de Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması açısından da bu projeye gerçekten çok önemsiyoruz” diye konuştu.

“ENERJİ BAKANLIĞI İLE BİRLİKTE TAHSİS EDECEĞİMİZ BU ALANLARA KURULACAK GÜNEŞ SANTRALLERİYLE TOPLAMDA BİN 300 MEGAWATTLIK YENİLENEBİLİR ENERJİ ÜRETMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Temiz üretim ve yenilenebilir enerji kapsamında yapılan çalışmaların yanında, Bakanlık olarak üzerinde çalıştıkları diğer faaliyetlerle ilgili ise Işık, şunları söyledi:
“Bunlardan biri, 27 bin 200 dönüm büyüklüğündeki Konya Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesindir. Bölgenin zemin etüt çalışmalarını bitirmek üzereyiz. Önümüzdeki günlerde ön yer tahsisine başlayacağız. Enerji Bakanlığı ile birlikte tahsis edeceğimiz bu alanlara kurulacak güneş santralleriyle toplamda bin 300 megawattlık yenilenebilir enerji üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, güneş enerjisi teknolojisinin ülkemize kazandırılması amacıyla yürüttüğümüz çalışmalarda son aşamaya geldik. Önümüzdeki günlerde TÜBİTAK Enerji Enstitümüz ve özel sektör işbirliğiyle Milli Güneş Santrali (MİLGES ) Projesinin sözleşmesi imzalanarak çalışmalara başlanacaktır. Diğer önemsediğimiz projemiz ise Milli Rüzgâr Enerjisi Santrali (MİLRES) Projesidir. MİLRES Projesi kapsamında,ilk milli rüzgâr enerjisi santralini, TÜBİTAK, Enerji Bakanlığı, üniversite ve özel sektör işbirliğiyle tamamladık. 500 kilowatlıkkapasitebiyle bu ilk milli rüzgâr santralimizin kurulumunu önümüzdeki aylarda yapacağız. Hedefimiz ise, 2,5 megawatlık milli rüzgâr santralini yapmak. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolunda gelişimini değerlendirdiğimizde sürdürülebilirlik ilkelerinin büyük ölçüde kalkınma politikalarına entegre edildiğini görüyoruz. Bu çerçevede de üst düzey bir politik sahiplik gösteriyoruz. Türkiye, ilerleyen süreçte de çevre dostu teknolojileri kullanarak yeni ve katma değeri yüksek ürünleri ve sanayi dallarını geliştirmekte kararlıdır.”
Finalist takımlarından yenilenebilir enerji alanında ‘Lodos’ takımı, atıktan enerji üretimi alanında ‘greENG’ takımı, su verimliliği alanında ‘Growity’ takımı birinci olurken, Ulusal birinci ödülünü alarak Türkiye’yi Silikon Vadisinde yapılacak Global Forum'da temsil olacak takım ise ‘Cleanwave’ takımı oldu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 370 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim