Prof. Dr. Celalettin ÇELİK

Prof. Dr. Celalettin ÇELİK

Akabe, Şehrin Ruhu

14 Temmuz 2015 - 16:07

Söze doğrudan girmek gerekirse, Akabe'nin Kayseri gibi gündelik hayatın ve kültürel kodların ticaret ekseninde belirlendiği bir şehirde yaşayanlar için bir kitabevinden öte anlamlar taşıdığını söyleyebilirim. Bunlar arasında özellikle şehrin içine almakta zorlandığı, yıllarca şehirde yaşasa da sakinleri nezdinde bir "yabancı" olmaktan öteye geçemeyen okur-yazar yeni entellektüelleri için bir sığınak gibi işlev taşıması kayda değerdir.
Akabe'yi farklı ve orjinal kılan temel hususlardan biri ise, süreç içinde şehrin sosyopolitik, ekonomik ve kültürel hayatındaki yaşanan sarsıcı değişmeler, kırılmalar ve savrulmalara rağmen, hiç değişmeden hep aynı misyonu ve mekansal duruşunu koruyabilmesidir.
Akabe'yi bir kitabevinin ötesine taşıyan esas dinamizmi ise; elbette şehrin düşünen, okuyan dertli entelektüel kafalarını buluşturmasının yanında, her biri farklı ekol, anlayış ve çevreden insanları biraraya getirebilmesinde saklıdır. Bu bakımdan aslında Akabe yaranı, dostları vardır ama bir Akabe cemaati yoktur; çünkü Akabe genelde farklılıkları, aykırılıkları, yeni tasavvur ve heyecanları buluşturma ve çarpıştırma fırsatı sunar ziyaretçilerine. Akabe bir bakıma taşraya özgü sıkı, tektipçi, baskılayıcı muhafazakarlığın kalıplarına sığmadığı için, düşüncenin ufuklarına yelken açanların kendilerini buldukları bir mekandır aslında.
Akabe'yi tanımlayan tüm özellikler temelde Esat abinin bütün mülayimliği içinde mekanı sizin için genişleten ve ferahlatan kişiliğinde gizlidir. Akabe demek Esat abi demektir. Esat ağabey, ziyaretçilerini sakin ve sessiz ama bir o kadar da cana yakın müşfik mizacıyla sükunete ortak kılan bir eski zaman karakteridir adeta. Esat ağabey, şehrin kurumaya yüz tutmuş ilim meclislerini kendince diri kılmaya çalışan dervişmeşrep bir nefestir aslında.
Şehrin genişleyen caddeleri, yükselen binaları ve standardize eğlence mekanlarıyla giderek küresel kapitalizme teslim olan mekansal coğrafyası, insan ilişkilerini de dönüştürüyor. Akabe bu topraklara ve bu kültüre, bu dünyaya özel bir anlam yükleyen tarihselliğini 1267'den beri ayakta durmaya çalışan bir taş mekanda simgeselleştirmektedir. Bir dönem uzaklarla, küresel ve evrensel olanla irtibatın kaynaklarını içeren Akabe, şimdilerde küreselleşen tüketim kültürüne rağmen zamanın ruhuna deruni bir sesle renk vermeye devam etmekte.
Akabeye gitmek, şehrin bütün cangılı ve koşuşturmacasında, hayatı bir ağ gibi ören geleneksel ilişkilerinde kaybolan deruni zamanı yakalamakla eş anlamlı. Akabe'de sohbet, yerelin sınırlı ufuklarının ötesine geçmek, günü birlik ve gündelik olanın sıradanlığını aşmak isteyenlerle derinleşir, zenginleşir. Akabe bir kitabevi değildir, Akabe hayatı maddi hedeflere angaje kılan, varlığı değersizleştiren popüler kültürün sığlığından uzaklaşmak isteyenler için nefes alınabilecek bir kaç mekandan biridir. Akabe, arayanların yeridir...

Bu yazı 2734 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar