• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 1 °C
  • Ankara -4 °C
  • Kayseri 0 °C
  • Erzurum -7 °C
  • İzmir 10 °C
  • Şanlıurfa 5 °C

'Yesevi Modern Dünyaya Ne Söyler' Semineri

'Yesevi Modern Dünyaya Ne Söyler' Semineri
Prof. Dr. Celal Türer "Yesevi Modern Dünyaya Ne Söyler? "Ahlaki Bakış" adlı seminer verdi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü’nde seminer veren Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Türer, kendilik bilincinin zayıfladığını ve bu bilincin oluşturulmasında geçmişle bağlantımızın önemi ve Ahmet Yesevi’nin ahlak üzerine düşüncelerinin yararı konularına değindi. Geleneksel toplumların modernleşme süreçlerinde melez ve sentez toplumların oluştuğunu belirten Prof. Dr. Celal Türer bu oluşumların uzun vadede yeni ufuklar açamadığını ifade etti. Bu noktada yeni ile eski arasındaki gelgitlerin meseleleri çatışma ve teslimiyet üzerinde algılamamıza sebep olduğunu belirtti. Yeniye teslim olduğumuz ve eskiden uzaklaştığımız düşüncesi içerisindeki bu hareketin ya eskiye tutunmak ya da tümüyle yeniye yönelip ortak alanı yeniden oluşturmak şeklinde algılandığından bahsetti. Burada gerek olanın ise modern ve gelenekselin ortasını bulmak gerektiğini ifade etti.

Modernliğin en temel krizinin ahlak olduğunu belirtirken varlık-bilgi-değer korelatlarından varlığın kopması sonucunda insanların ahlaki bir çöküş yaşadığını belirtti. Buna ek olarak Tillich’in ifadelerine yer vererek günümüz insanlarının kendisine yabancılaşmasından ve ahlaki değerlerini yitirmesinde sadece modernizmin sorumlu tutulamayacağını, çünkü ahlakın çağın kavramlarıyla ifade edilememiş olmasının da etkisinin olduğunun altını çizmiştir. Ayrıca, modernliğin ahlaktan vazgeçmediğini, lakin faktörlerini değiştirdiğini sözlerine eklemiştir. Modernliğin ürettiği kimlik bunalımının insanların benliğini içsel olarak bütünlemeyen ve kendisini dışarının tanımlamış olduğu bir algı ile tanımaya çalışılması sonucu ortaya çıkan sahte benlik sorununa sebebiyet verdiğini belirtti.

Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’in ana fikrinin insanın ahlaki ve manevi açıdan gelişmesi olduğunu belirtti. Bu ahlakın din ile tasavvufu sade ve basit söyleyişlerde birleştiren ve ilahi aşk ile toplumsal fedakarlığı bir araya getiren bir anlayışı temsil ettiğini ifade etti. Prof. Dr. Celal Türer Ahmet Yesevi’nin  bunun için “ölmeden önce ölmek” yani iradi ölümün hem bu dünyada perdeleri kaldırmak hem de öteki dünyadaki hayata uyum için gerekli olduğunu ifade ettiğini belirtti. Bu unsurların dün ve bugünkü arayışlara çare olabileceğini düşündüğünü sözlerine ekledi.

Seminerin sonunda katılımcılar çeşitli konularda görüş alışverişinde bulundular.

Kayak: ayu.edu.tr

Bu haber toplam 656 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim