Yüksek Öğretim Kurumlarında Dil Öğretiminin Durumu

"Türkiye'de Yükseköğretim Sektöründe İngilizce Dil Eğitimi" raporu, yükseköğretim alanında Türkiye ve İngiltere'nin önde gelen temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda açıklandı.

25 Kasım 2015 - 16:11

Üniversitelerde İngilizce öğretimi hakkında bugüne dek gerçekleştirilmiş en kapsamlı çalışma olan rapor, yükseköğretimde "İngilizce" kalitesinin iyileştirilmesi ihtiyacının bulunduğunu ortaya çıkardı.

British Council, "Türkiye'de Yükseköğretim Kurumlarında İngilizce - Bir Durum Analizi" başlıklı çalışmasının lansman toplantısını Ankara'da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Richard Moore, British Council Bölge Direktörü Andy Williams, British Council İngilizce ve Eğitim Direktörü Julian Parry, British Council İngilizce Direktörü Ayşen Güven ve Türkiye ile Birleşik Krallık yükseköğretim sektörlerinden 200 liderin katılımıyla gerçekleştirdi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç toplantının açılışında yaptığı konuşmada, "Ağustos 2015 tarihi itibari ile yükseköğretim kurumu sayımız 193‘e ulaşmış ve öğrenci sayımız da altı milyonu aşmış, bu öğrenci sayımız ile Avrupa Yükseköğretim Alanındaki en yüksek öğrenci sayısına sahip ülke konumuna gelinmiştir. Yükseköğretim sistemimizdeki bu istikametteki büyüme sürecinin bundan sonraki aşaması keyfiyet itibariyle, nitelik ve kalite bakımından da büyümesidir. Yükseköğretim Kurulu olarak nitelik ve kalite odaklı büyüme politikamızın önceliklerinin arasında tamamen ve/veya kısmen İngilizce olarak eğitim – öğretim faaliyetlerinde bulunan üniversitelerimizin ve bu üniversitelerimizin ilgili programlarında özellikle lisans eğitiminde bulunan öğrencilerimizin almış oldukları eğitimin, ilgili programın sonunda kazanılması gereken mezun yeterlilikleri açısından değerlendirilmesi de yer almaktadır. İngilizce eğitim-öğretim faaliyetinde bulunulan programlar, mezunlarının küresel istihdam ortamının gereksinimi olan dil yetkinlikleri açısından istenilen yetkinliklerin kazandırılmasına katkıda bulunurken, kendi alanının gerektirdiği mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerin kazandırılması konusunun değerlendirilmesinin de çok daha önemli olduğu görüşündeyiz. Bu kapsamda British Council'ın, Başkanlığımız ile işbirliği dahilinde yapmış oldukları bu çalışmayı önemsiyor ve Yükseköğretim Kurulumuzun, bu konuda gelecekteki planlama ve kararlarına önemli katkı sağlayacağını bildirmek istiyorum." dedi.

"Türkiye'de Yükseköğretim Kurumlarında İngilizce Eğitimi" adlı toplantıda Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Richard Moore ve British Council Bölge Direktörü Andy Williams'da bir konuşma gerçekleştirdi. 

British Council İngilizce ve Eğitim Direktörü Julian Parry ise şöyle konuştu: "Rapor, yükseköğretimde İngilizce öğretimi konusunda bir ülkede bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri. Üniversitelerdeki öğretmen ve öğrencilerin rapordaki önerilerle ilgili görüşlerini heyecanla bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde rapor sonuçlarını üniversitelerde yüzyüze etkinliklerle paylaşmayı planlıyoruz" dedi.

West: "İngilizce,  Türkiye şartlarında mesleki yeterlilikte fırsattan çok engel oluşturmaktadır"

İngilizce'nin raporda belirtilen avantajlarının Türkiye'deki üniversitelerin lisans programlarından ziyade, lisansüstü eğitime ve akademik kadroya hitap ettiğini belirten British Council proje danışmanı Richard West, yaptığı sunumda bu avantajların  her ne kadar 1863, 1956 hatta 1984 yılında geçerliliğinin olmasına rağmen, çoğu alanda uygun yeterlilikte Türkçe ders kitabının mevcut olduğu ve lisans öğrencilerinin İngilizce okumak, yazmak ya da araştırma makalesi yayımlamak zorunda olmadığı 2015 yılında ikna ediciliğini yitirdiğini dile getirdi.

West, konuşmasına şu şekilde devam etti:

 

"İngilizce, bundan önce bilgiye açılan kapı olarak görülürken, modern Türkiye şartlarında zaman zaman bir engel olabilmektedir. Bu sonuç, bu proje için yapılan saha çalışması sürecinde, iki lisans öğrencisinin araştırma makalelerine giriş bölümü yazma ve referans verme usullerini kullanma konusunda gözlemlenmesi vesilesiyle vurgulanmıştır. Öğretim görevlisi ve öğrencilerden, bunların söz konusu üniversitelerdeki akademik öğrencilere şart koşulan gereklilikler olup olmadığı sorusuna alınan yanıtların olumsuz olması, incelikli bir ihtiyaç analizini temel alan bir müfredat gerekliliğini pekiştirmiştir. Ziyaret edilen tüm üniversitelerde, akademisyenlere lisans programlarının Türkçe öğretilip öğretilemeyeceği sorulmuş ve yalnızca bilgisayar mühendisliği ve farklı nedenlerden dolayı turizm olmak üzere iki bölümde, personel ve öğrenciler EDİ programlarının akademik ya da mesleki açıdan esas olduğunu söylemiştir. Ancak bu sonucun doğrulanması için daha fazla araştırma yapılması gereklidir."

Rapor, Türkiye'nin dil eğitim sistemiyle ilgili birtakım temel sorunlarını tespit etmenin yanı sıra, üniversitelerde sürdürülen ve yükseköğretim düzeyinde İngilizce eğitim kalitesini iyileştirme yönündeki kararlılığın göstergesi olan pekçok iyi girişimi de konu almaktadır.

Raporun tamamını okumak için tıklayınız.

 

Bu haber 800 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..