• BIST 73.391
  • Altın 133,161
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • Kayseri 0 °C
  • Erzurum -5 °C
  • İzmir 2 °C
  • Şanlıurfa 1 °C

Yükseköğretimde İngilizce çıkmazı

Yükseköğretimde İngilizce çıkmazı
İngilizce’nin araştırmalarda ve yükseköğretimde kullanımının artması Avrupa ülkelerinde son yıllarda önemli bir tartışma konusu.

Prof. Dr. Yasemin BAYYURT- Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü /Hurriyet Gazetesi

Küreselleşen dünyada, değişim programları, araştırma projeleri kapsamında yükseköğretimde çalışan öğretim elemanları, yardımcıları ve öğrenciler kendi ülkeleri dışındaki öğretim elemanları, öğrencilerle çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalarda kullanılan dil, katılımcıların hiçbirinin anadili olmayan İngilizce. Bu bağlamda, ‘ortak ikinci dil’ olarak kullanılması yönüyle İngilizce artık küresel olarak yükseköğretim dili.

Ülkemizde de birçok devlet ve vakıf üniversitesinde öğretim dili yüzde 100, yüzde 70, yüzde 50 gibi değişen oranlarda bu dilde veriliyor. Yapılan araştırmalar birçok soruyu da gündeme getiriyor. Üniversitelere gelen öğrenciler programları doğrultusunda İngilizce eğitim görüyor ancak bu İngilizce eğitimler ne derece İngilizce olarak gerçekleşiyor? Öğretim elemanları ve yardımcılarının İngilizce dil yeterliliğiyle öğrencilerin durumu birbiriyle uyuşuyor mu? Cevaplanması gereken sorular burada bitmiyor.

Yakın zamanda, British Council ve TEPAV’ın Türkiye çapında geniş bir yelpazede gerçekleştirdikleri yükseköğretimde İngilizce araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Raporda eğitim dili İngilizce olan üniversitelerdeki eğitim değerlendirildi. İlgili üniversitelerdeki öğretim elemanlarının dil yeterlilikleri incelendi.

Öğrenciler anlamayınca şikâyet ediyor

Boğaziçi Üniversitesi’nde iki lisans üstü öğrencimle birlikte eğitim dili İngilizce olan iki devlet üniversitesinin benzer mühendislik programlarını karşılaştırdık. Sonuçta İngilizce eğitimde, öğretim elemanları ile öğrencilerin beklentilerinin farklı olduğunu gördük. Bir üniversitede öğrenciler hazırlık aşamasını geçmeden programlara kabul edilmezken, bir diğerinde hazırlıktan geçsin geçmesin öğrencilerin programlara devam edebildiğini belirledik. Bu durum programlarda ders veren öğretim elemanlarının üzerinde baskı oluşturuyor. Öğrenciler çoğu zaman öğretim elemanları dersi İngilizce anlattığında anlamıyoruz diyerek şikâyet ediyor.

Genel İngilizce yerine akademik İngilizce

Bunun yanında yüzde 100 İngilizce ders yapılan üniversitede öğrencilerin böyle bir talebi yok. Yüzde 100 eğitimi dili İngilizce olan üniversitenin eğitim programları zaman zaman değerlendirmelere tabi tutuluyor. Bunun sonucunda birtakım düzenlemelerle programlarda yenilikler yapılabiliyor. Ancak buna rağmen o üniversitedeki öğretim elemanları öğrencilerin akademik İngilizce düzeylerini yeterli bulmadığını belirtiyor. Bu akademik İngilizce ile ilgili bir durum. Diğer bir deyişle, üniversitelerde genel İngilizce yerine akademik İngilizce öğretilmeli.

Üniversiteye ileri İngilizce ile gelinmeli

Ancak bunun gerçekleşmesi için üniversite seviyesine gelen öğrencilerin genel İngilizce seviyelerinin ileri düzeyde olması ve üniversitelerdeki İngilizce hazırlık birimlerindeki okutmanların da akademik İngilizce öğretmesi gerekiyor. İdeal olan bu. Ülkemizdeki duruma bakıldığında da eğitim sistemimizin sınav odaklı olmasından dolayı yeterli dil eğitimi verilemiyor. Bu durum Türkiye’de eğitim dili olarak İngilizce’nin dikkatli bir şekilde irdelenmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Öğrencilerin dil yeterlilikleri bir yana öğrencilerin ve öğretmenlerin İngilizce yetilerine eğitim geçmişleri çerçevesinde yaklaşılmalı.

Reform şart

İlkokuldan itibaren dil öğrenme süreçlerinde bir reform yapılması gerekiyor. İngilizce’nin kullanıma yönelik öğretilmesi ve sınav yerine bunun için ortamlar yaratılması çok önemli. Kısacası eğitim dili olarak İngilizce’yi gerçekten hayata geçirmek istiyorsak daha katetmemiz gereken çok yol var. Örneğin çeşitli kuruluşlarla işbirliğine gidilmeli. Eğitim sistemleri konusunda uzman araştırmacıların çalışmalarından faydalanılmalı. Planlı bir yaklaşım ortaya konulmalı. Zorluklar aşılmak için var. British Council, TEPAV ve üniversitelerde yapılan bilimsel çalışmalar bizlere yol gösterebilir.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 435 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akademi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim